29 Eylül 2009 Salı

konik

sapkın ruhumu acıyla temizliyorum
şeytanın sapanı kör ediyor yalnızlığımı
arzın hakimiydim kadim bir zamanda
toz zerrelerinden çiçekler kaplardı yüzümü
lağım fareleri kasıklarımda uyurdu
şimdi meme ucu kadar rahatsız kıprak
konik algılamaya kör
yürüyorum taş maskeli dağa

23 Eylül 2009 Çarşamba

okul sahnesinde çocuklar

bugün okullar açıldı, müdürler yüksekçe bir yere çıkıp velilere dediklerimizi yapın dediler, para almıyoruz, okulu siz geçindireceksiniz diyemediler, tıpkı çocuklar gibi anne babalar da inandılar bu aygıta, Radikal'de Ayça Şen'in "Fıkradan hisse" başlıklı makalesi, bir hal travması olarak duruyor karşınızda...

"Hepimizin çocukluğu hayaletler halinde hala okul bahçelerinde top oynuyor, oradan sokaklara çıkıp hayata karışıyor, belki de hayalet dedikleri geçmişlerimiz, ölmek bilmeyen bir vampir gibi insanların ruhlarına karışıp duruyor. Bu vampirlerin en yoğun olduğu evler ve okullar, birer günah yuvası gibi, yasal kurumlar halinde nesillerden nesile mutsuzluk bulaştırarak sürüp gidiyor. Bir gümüş kurşun gerek..."

shivers esintisi

Çoğunlukla karanlıkla başlıyordu kelimeler
Kara bir harfin diş gıcırtısı vajinasının kölesi olmuştu
Tüm bedenlerin hoyrat yalınlığı
Korkutamadı bastırılmış salyangozları
Dibe daldıkça kıvranıyordu fallus
Sarsıntının bekçileri deliler tek bir bedene doymuyorlardı
Libido humması yayıldı
Yağlı, aç, körpe, yuvarlak derilere
Bir bütünün parçalarıydı
Normal kaplaması dış dünyanın
Ters yüzünü çevirdikçe kendini gördü
İrinli hücresinde

saralı

saralıyım lüminalden
uzak duramam kara memeli kadından
büyük tıkınmanın ardında
titrek hava beynimde
kimse dinlemiyor
uzaklığını hevesimin
ne kadar da akıllısın ey beyin
yeni yetme emicisiyim kendimin

16 Eylül 2009 Çarşamba

kumsaldaki kafatası


yosun tutmuş beynim
tüm cesetlerimi yıkadı
tuza bulanmış gözlerim
kum vakti canlandı
balıkların kalp çarpıntısı
denizin karanlığında
kılavuzumdu sonsuza...

kırmızı kitap düşmesi

Kırmızı kaplı dev bir kitap düştü yeryüzüne
Dinsel hiçbir içeriği yoktu
Bir uzay aracı gibi toz kaldırarak kondu toprağa
Dev cüssesi korkunç bir yalnızlığa götürüyordu insanı
Hangi gezegenden geldiği belli değildi
Yıpranmış yaprakları kendi cesetleriyle kımıldıyordu
İnsanlar önce şaşkınlık içinde kaçıştılar,
Sonra meraklarına dizgin vuramadan kitabın yanına geldiler
Korkuyorlardı ama şaşkınlıklarına, mantıklı bir yanıt arama ihtiyaçlarına gem vuramıyorlardı
En mantıklı çözüm kitabın Tanrı tarafından yeryüzüne yollandığıydı
Tanrı insanlara göktaşı yerine bir kitap yollamıştı
Ama dedim ya kitabın dinsel hiçbir içeriği yoktu
Kızıl gezegen kanunları kendini cisimsel bir gerçekliğe bürümüştü...
Philip K.Dick usulca sapanına uzandı, kara alınlı adamlara nişan aldı…

14 Eylül 2009 Pazartesi

mindfields

This is dangerous. Open up your head feel the shell shock.This is dangerous. This is dangerous, I walk through mindfields so watch your head rock...So watch your head rock! ...This is dangerous, I walk to mindfields so watch your head rock.This shock... I walk through mind fields, eh... this shock I walk through mind fields so watch your head rock I walk through mind fields so watch your head rock

trial1-hayalet sonrası

ardışık sayılara tutundum
yetmedi elim kestim,
rakamlar hacimsiz
çorak toprakta
birbirine bakan gözler
yitim karanlığında
doğuyor hazin ışıklarıyla evrenin
yok oluş
umuda dönüyor