29 Aralık 2020 Salı

işlek caddede

 köşede iki kişi 

biri diğerine sırıtıyor

kediler yok

katil adamın cebine kaçmış

adam katili ele vermedi

çünkü geçmişi zordu

gururu vardı vurdu

fare adamın cebinden 

sokağa fırladı

bana müsaade abi dedi

adam anlatacaklarının

sevinciyle

kalabalıkta yürüdü

27 Aralık 2020 Pazar

uyku

belalı bir süreç değil uyku 
pembe yüzlü şafağa açılır 
garibanlar yaz uykusunu sever
 tüm bahçeler sokaklar uykuyu misafir eder 
kışın azman tepelerden kaçar fareler 
en güzel yerleri bilir
 çağdaş vebanın mesullerinden
 orta boy yuvarlar dolaşır 
hercai kuşlar değişik bir göğe uyandım 
belki de hiç uyumadım 
güzel bir beşikten kalktım 
kahverengi kuşlar dizilmiş bekçilik yapıyor okyanusa 
yeşil kristalden kuma aktı şarap
 bekçiler kıyıda dizilmiş yeşil kristal
 çiçek açtı kesik bilekli cebimden kaçtı.

21 Ekim 2012 Pazar

Main body



Everything seems perfect because man has got an evil side

threads rise



It is easy to raise with...

20 Mayıs 2012 Pazar

deniz mahzenleri

"yerin binbir türlü karanlığı var" dedi
ihtiyar kadın
oysaki bu sözlere inanmamak da ısrar ediyordu çocuk
yerin dibindeki rengarenk dünyayı
keşfedeli çok uzun zaman olmuştu
mavinin tonları yerin binbir fersah altındaydı
kayıkçı öldüğünde o derinliklere gidiyordu
2 zahir balığı eşlik ediyordu sandala
sarı ince siyah çizgili
üst katmanlardaki gri koyu dünyadan kopartmıştı kendini
o dünyadaki bıçak sırtı yeryüzüne
bir balina saplandı sonra ağaca dönüştü
hemen yanında bir gökdelen belirdi
ama çakal o ağacın ölü balığının kokusunu almıştı
koca gövdeye doğru yol almaya başladı
yerin yedi kat altı hala masmaviydi
en dipte kırmızı balıklar
baloncuklarla oynaşıyordu

bitmemiş yıkıntılarda arta kalan şemsiyeler

hiçbir filozofu anlamaya çalışmadı bitmemiş yıkıntılara şemsiyelerin bırakıldığı an suyun yüzeyine yansımalara çiziyordu artıksız sofralarda ebem kuşağında savrulan yontmaları yakalarken sözsüz konuşma sanatını öğrendi afrikalı büyücülere katıldı bir müddet et bükme ayinlerine kapıldı kendini parçaladı hep sokakların tenekelerinde absinth mahkumlarını aradı sonsuz çöplük kaldı beyninde söker atar mıydı ayna söker atar mıydı barut?

11 Mart 2012 Pazar

atlas pasajı

keman çalan su altı sürülerinde
gökkuşağından kafasıyla bir ahtapota
tutunuyordu
uzaktan geçen sarhoş gemideki
hayaller umurunda bile değildi
tahta sigaralığının içindeki
tütünleri saydı
geceye daha vakit vardı
perdenin arkasına önce gölge
sonrada kesik bir baş düştü
canlı orgazmların dans edişi
gözler önünde heyecan kasırgaları
dibin göğe çıkışı
ellerindeki kesikleri
bir kez daha kedilere yedirdi
büyülü sözleri tekrar etti
ve sonunda
kurt heykeller canlanıp pasajı
işgal etmek üzere kapıları kırdı

22 Ocak 2012 Pazar

tebeşir

Beyaz tebeşirle bedenin kenarından geçtiler
Cinayet ışıkları odayı çoktan terk etmişti
Sonsuz sessizlikte bitmiş cinsellik saklıydı
Enerji en kötü açmazda kaybolmuştu
Neşesiz bir kayboluş, neşesiz bir katlediş
Rüyalarında istemişti hep onu
Rüyalarından korkuyordu her isteyişinde
Elleri kayboldu asfaltta
Kuma erişti sımsıcak
Çarmıhtan göğe yükselirken
Beyaz tebeşirle cesedin kenarından geçtiler

28 Aralık 2011 Çarşamba

sokakların sonsuz cennet yollarında olanlara

Sağ bilek uyuşması
Yaklaşmak daha da fazla
Martılara kemik atan çocuk
Bir adamı öldürdüğünü iddia eden genç
uzayan beyaz saçlar
İlk belirti
Kaçamak gözler
Hızlandır adımları
Bakma sağa sola
Düşünme Van Gogh’u
Düşünme Artaud’yu
Onlar şarkı söylediler
uzayı duydular
Sakın elin titremesin
Yürü aşağıya
Yürü dümdüz
Kış zaten yok
Gözlerin anlamsız olsa da
Sonbahar bitecek
sonbahar
Yosun ağaçlar
Yanıyor sonbahar

17 Aralık 2011 Cumartesi

renkler

Kalbini tutmak istedi ilkin
Sonra yutmak istedi
Kimbilir birlikte uçmak
Öyle bir yükseldi ki
Gözleri kamaştı
Öyle bir atladı ki suya
Bir moby dickten binbir martı koptu
Bembeyaz
Oysa siyahı düşlemişti hep
Siyah tüm renkleri geri verdi
Beyaz oldu rengarenk
Parlak
Gözyaşları kadar

4 Aralık 2011 Pazar

xyz kaydından

Bir sahnenin ortasındaydı
Kocaman bir kadın gövdesi belirdi
Hızla yere paralel geçti
Bir doğruda buldu kendini
Denge noktasına geldi
Boşlukta bir doğru ve kesişimi
Durabiliyordu üç boyutlu evrende
Renklerden yeşildi
Siyah bir yeşil
Açıların gözüne çarpmasına dayanamıyordu
Rakamsal şekiller birikmeye başladı kalbinde
Her biri heyecanlandırıyordu
Sözcüklerin yerini almıştı
Rakamlarla sevişiyordu
Sözcükleri azaltmalıydı
Renkler zaten yutulmuştu
Sahneyi kurtçuklar kemiriyordu

2 Aralık 2011 Cuma

siyah bir kaldırım içinde

Gözüne bir adam çarpttı
Tırnaklarıyla suya tutunmak istiyordu
kuş başını çıkardı adama dönüştü
Yüksek ökçeli bir ayakkabının
Mezarlıkta asaletli duruşunu anımsadı
Pembe mor, ince topuklu
Herkes bir şey arıyordu
Clara CLARA clara
Çizmeli kedi diye düşündü
Tek bulması gereken
Siyah torbaya bağlanmıştı bacakları
Bandajlı ayakkabıları
Yolun kenarında bir ceset
Bir başka adamın cesedi
Yanında taşıyordu
Herkes için sıradandı
Her şey karanlıktaydı
2 adam nazikçe
Kumsalda dans ediyordu

13 Kasım 2011 Pazar

sonbahar

Çokca kez dalga geçildik
Ufak bir dosya oluşturmada
Sorunsuz parmaklarla resimler çizdik
Polis tüm şehri sarmıştı oysa
İnsanlar öldürmekten zevk alıyordu
Evini sırtında taşıyordu
Genç görünümlü sokak serserisi
Kurt köpekleri parklara salıverilmişti
Bir sonbahar yaprağı rio de la plataya doğru yola çıktı
Her şey yeniden sona erdi

10 Kasım 2011 Perşembe

27 Ekim 2011 Perşembe

ssj

Hava ılık olmalı
Uzanmış Bizansı düşünürken
Bir yılanın boynuzlarını çizerken
Renkleri denizlerden almalı
O kadar ince bir çizgideki
Yetişmek ancak kuşların kanadında
O kadar derin ki
Bir dünya kaplı cehenneminde
Tek sebep içmek
Binlerce kez iksiri
Kesik göz
Derin el
Sarı okyanus

23 Ekim 2011 Pazar

su çözeltisi romantik bir süreçtir

Kesin soluksuz akışkanlık
Bir denge durumu
Biyolojik vaka
İyot amonyaz çözeltisi
Derisik yanlışı
Ses bombası kimyasalları
Seretonin krallığı
Gözleri kan çanağı
Kim kapıldı süreksizliğe
Kim karanlıktan çıkmak istedi
Bir bakıma yer altı şatolarında yaşıyordu
Kan emen varlıklarla konuşuyordu
Yeniden dirildi
Siyah mahmuzlarını yüzüne sürdü
Yolun ortasında asfaltta
Suya atladı dibe daldı
Kalabalık şaşkınlıkla onu seyrediyordu

22 Ekim 2011 Cumartesi

zemin

Rüyaların sonsuz geleceği
Rüyaların sonsuz şimdisi
Karışmıyor zaman birbirine
gece hem beyaz hem siyah
ızdırabı her katman hissediyor
Gözlerin tümünde aynı korku var
Aynı işkence gülüşlerde
Sonsuz bir katliam var huzur duygusunda
Soluksuz ölümler yaşıyor ruhlar
Uçak pistlerinde kaygan cesetler
Taşlara sızmış kan izleri
Delik deşik deriler
Hemen yanıbaşında
İsteri çığlıkları
Artıklar leşler
Tam da gülüşünde
Sokaklarda
Direkler
Sokaklarda
Lambalar
Sokaklar
Bir katman daha aşağı