26 Aralık 2010 Pazar

masumiyetin dili/tongue of the innocence


kaç hazzı hapsettiniz tininizde
oysa salyalar akıyordu dilinizde

how many pleasures have you improsened in your soul
when your saliva is flowing out of your tongue

21 Temmuz 2010 Çarşamba

alt dikey salınım


Tüm derimi özenle yüzdüm bedenimden
Salt ruhumu aramak amacımdı
Kargalar uludu varoluş seremonimde
Cadılar kırlangıç ayağı attı kazanlarına
Martılar yüksek sesle sevişti çılgınlık kuşağında
Labirentler çözüldü, yaşlılar iskeletlerinden kurtuldu
Gençler bedenlerini çözdü placebo evreninde
Oysa ben salt cadıya dönüşmüştüm
Acım tamamen yüzümde irinler açtırmıştı
Kurtulamıyordum bedenimden
Yaşamım kabus olmaya devam ediyordu
Kimse ağlamıyordu irinlerime
Kimse nefret etmiyordu yaralarımdan
Sapkın ruhum bedenimi ele veriyordu
Son bir hamleyle hançeri sapladım beynime
Ruh salınımı baykuş ritmiyle gerçekleşti
Sansarlar yanıma yanaştı ve şöyle dedi:
Kapılar daha kapanmadı
İçeri gel, duygularından arınacaksın
Her şey hiçlik burada
Saatler boş
Ruh tepileri sesle akıyor
Alt dikey evrenin bekçileri
İzin verdi sana
Yolun açık…

1 Temmuz 2010 Perşembe

kalp kesiği


Her sıçrayışta yönümü kaybettim
Dengesiz bir piçtim
Karanlık mavi gözlerim vardı
Sadece tekrar yaptım sayıları
Tek tek beyin çeperimde dayattım sonsuz cadıları
Kadın aynaya çarptı suratını
Korktu kemiksi, donuk çehresinden
Kırmalıydı uçlarını, yuvarlatmalıydı hatlarını
Ne kadar yumuşaktı Helene’in gözleri
Boynunda erkek eli
Dehşet pornografik bir cihazdı
Ölçüm sistemi, sokaksı şehveti
Dehşetsiz sevişemezdi
Dehşetsiz sevişmedi
Moraran teni, kaybolan retinası
kan bitince damarlarında
çocukça atladı pembe bir hazla

kalp kesiği

Her sıçrayışta yönümü kaybettim
Dengesiz bir piçtim
Karanlık mavi gözlerim vardı
Sadece tekrar yaptım sayıları
Tek tek beyin çeperimde dayattım sonsuz cadıları
Kadın aynaya çarptı suratını
Korktu kemiksi, donuk çehresinden
Kırmalıydı uçlarını, yuvarlatmalıydı hatlarını
Ne kadar yumuşaktı Helene’in gözleri
Boynunda erkek eli
Dehşet pornografik bir cihazdı
Ölçüm sistemi, sokaksı şehveti
Dehşetsiz sevişemezdi
Dehşetsiz sevişmedi
Moraran teni, kaybolan retinası
kan bitince damarlarında
çocukça atladı pembe bir hazla

19 Mayıs 2010 Çarşamba

coping?


addiction is a coping mechanism
getting to life
function is coping
supporting the petals
neuroscience of buildings
topos of the cars
and architecture of your body
fundamentally harms

3 Mayıs 2010 Pazartesi

may

Tam ortasında çukurun

Yatarken bedenim

Önemsizdi düşler

Davulun sesine irkildi

Zangoç son nefesimde

Sordu isteğimi

Siyah bereli çocuklar dedim

Boyalı ampul fırlatsın

Kepenkler rengarenk

Kutlansın panayır vakti

Yetmeyiz kan kan

Fersah fersah

Birikmeyiz

Akar gideriz

Tebeşir tozu

Barut ipliği

Patlatıyoruz şekerlerimizi

dipkesik


(ron mueck)

karanlıkta kalmanın gereği yok artık
delirdim
ne kendimi ne sevdiğimi kesebildim
delilik geldi
kedim anladı birtek
sevemedim onu sakin
deldi geçti tenimi
humma bıraktı heryerimde
tüm fahişelere keşlere sordum
bir çözümü var mı diye
üzülerek baktılar suratıma
bir çözüm mutlaka olmalı diye yineledim
köprünün parmaklıklarını gösterdiler
oradaki martıyı yakalayabilirsen
o ete aç hayvanı alt edebilirsen
deliliğinden kurtulursun dediler
martıya baktım
kafasını çevirdi
dişlerimi sıkarak koştum ona doğru
kanatlanarak biraz uzağa gitti
cebimdeki bıçağı çıkardım yanına geldim
tek bir hamleyle gövdesine sapladım
vahşi bir kırmızı kanatlara fışkırdı
martı ben daha ona bıçağımı değdiremedem
gözümü oymuştu
kanım yerinden yüzüme akarken bıçak sonsuz bir güvenle elimden kaydı gitti...